Kuantum Düşünce Gücü ile Hayatınızı Değiştirebilirsiniz

Kuantum Düşünce Gücü ile Hayatınızı Değiştirebilirsiniz

Bu düşünce şekli periyodik olumlamaya ve bilinçaltı yönetimine dayalı bir yaşam şeklini benimseyebilirsiniz. Söz konusu kalıpları ve söylemleri hayatlarının bir parçası yapanların son derece başarılı sonuçlar aldıkları ve tüm yaşamlarını pozitif anlamda değiştirdikleri bilinmektedir. Kuantum düşünce gücü bir takım sık tekrar edeceğiniz olumlama cümleleri ile birlikte yapacağınız küçük uygulamalar sonucu ulaşmak istediğiniz bir çok sonuca sizi taşıyabilir. Bunların başında “yoksulluktan kurtulmak, daha sağlıklı bir hayata sahip olmak, arzu ettiğiniz bir işi almak ya da çocuk sahibi olmak” gibi bir çok konu gelir. Kişilerin o güne kadar ki baskılardan ve yetiştirilme tarzından dolayı bastırılmış ve gizli kalmış tüm yönlerinin oluşturduğu eksiklikleri bir anlamda tedavi etmek ve gün yüzüne çıkarmak olarak düşünülebilir. Zira düşüncemizin gücü zannettiğimizden çok daha fazladır. Bu nedenle iyi bir meditasyon ile yaşanmış süreç yönetmek akabinde size gerçek mutluluğun kapıları rahatlıkla açılabilir. Biraz inanç ve çaba bu işin olmazsa olması olduğu gibi doğru bilgiler ile hareket etmek de oldukça önemli olacaktır.

Bu konu her zaman içeriklerimizde yer verdiğimiz büyü ve tılsım gibi havasi konulardan farklı bir olgudur. Bu kendi benliğimizi tanımak adına ve ayrıca bir anlamda vücudumuzu yeniden keşfetmek üzerine bir makale olacaktır. Havas ilminde yer bulmaz! Tamamen enerjisel boyutlar, dünya dışı evrensel güçler ve kuantum ile ölçütlendirilir. Fakat gerçekliği pek çok metafizik ve biyoenerji uzmanları tarafından kanıtlanmıştır. Ayrıca yaşam koçlarının son dönemde insanlara aktarmak istediği kendi kendini iyileştirme metotlarına da bir örnek teşkil eder. Bu öğreti eşliğinde yapılacak olan tüm uygulamalar sizleri kendi kendinize iyi olmaya itecektir. Her konuda pozitif harekete yönelmek olarak da algılayabilirsiniz.

  • Bu düşünce şeklinde tamamiyle üst benlik devreye girer. Kişiliğimizi ve kaygılarımızı, zihnimizin o susmayan tüm tavrını bir kenara koyarak yol alabileceğimiz bu uygulama çeşididir. Sahip olduğumuz olumsuz düşüncelerden, vesveselerden korunmak adına ibadetlerimizin yanı sıra günlük yaşantımızda yer vermemizin çok güzel sonuçlar doğuracağından da emin olabilirsiniz. Bir çok insan üzerinde kanıtlanmış ve medyumlarında artık aracılığını yaptığı kuantum düşünce şekli kesinlikle “kendi kendine iyileşmeyi” uman herkes için bulunmaz bir nimettir. Peki bu zihni nasıl susturabilir ve isteklerimize nasıl kavuşabiliriz. Biraz da bu konuya ilişkin bilgiler verelim.

Zihnimizde imgeleme yolu ile bir çok arzumuza kavuşabiliriz. Bilinçaltımız sessiz çalışır ama doğruyu yanlışı üst benliğimiz kadar iyi ayırt edemez. Bilinçaltında kalan tüm gerçekliklerin bir çalışma prensibi vardır. Ağzınızdan çıkan olumlu ya da olumsuz cümleye değil kelimenin zikir edilip edilmediğine bakar. Örneğin “Ben hasta değilim” demek yerine “Ben sağlıklıyım” demek daha doğru bir ifade olacaktır. Bilinçaltımız “hasta” kelimesini çekip alır. Bu süreçten sonra da size hastalığı getirir. Bu yüzden insanların telaffuzları sırasında eski geleneklerimizde hatırlarsanız büyük konuşma derler. Aslında orada farkında olmadan tespit edilen olay şudur ki: Kişiler ağızlarından çıkan kelimelerin esiri olurlar. “Ben olsam…” diye başlayan bir cümle kurduğunuzda bir süre sonra siz o bahsettiğiniz her ne ise o olursunuz. Buna çok dikkat etmeniz gerekir. Sizin ardına ya da önüne koyacağınız olumsuzluk ifadeleri boşa düşer. Bu nedenle yapacağınıza tüm olumlamalarda bu hassasiyeti göstermeniz lehinize bir sonuç oluşturur.

Sabahları uyandığınızda ve gece yatmadan önce 21 kez şikayetinize göre bir cümle olumlaması seçip kalben inanarak bu şekilde cümleleri yalnızca kendiniz duyacağınız şekilde tekrar edebilirsiniz. Örnek vermek gerekirse yoksulluktan dolayı sıkıntı çeken bir insanın her gece ve o sabah 21 gün boyunca “Zenginim ve Sağlıklıyım” demesi gerekir. Bunun yerine en çok yapılan yanlış “Ben yoksul değilim” cümlesini kurmak oluyor. Bu da az evvel bahsettiğimiz gibi bilinçaltı yönetimimizi kuantum düşünce şekline göre organize etmemizi çok zorlaştırıyor. Bilinçaltımızın nasıl bir işleyişi olduğunu öncesinde çok iyi kavramak gerekiyor.

Evrendeki Frekans Aralıkları ve İlişkiler

Bu yöntem sayesinde pek çok astrolog ve ilim insanı kendi hayatlarını düzeltmenin yanı sıra evrenin pek çok büyük sırrına da ortak olmuşlardır. Büyük istihareler ve kuantum düşünce şeklini kullanarak sahip oldukları duysal frekans aralıklarını çok yüksek seviyelere çıkartırlar. Özetle her duyumuzun bir frekans aralığı olduğunu bilmeniz gerekir. Kulağımızın, gözümüzün ya da tat alma duyularımızın her biri belirli bir aralık içinde çalışır. Bilinçaltı yönetimini çok kuvvetli kılmak için bu aralıkların çok üzerine çıkmak gerekir. Bir karıncanın da yürürken bir ses çıkardığını ama bunu insan kulağının duyma ihtimalinin olmadığını bir örnek olarak alabilirsiniz.

Ya da gökyüzünde milyonlarca farklı tonda kulağımızı sağır edecek ses dalgaları vardır. Fakat insan kulağının belirli bir frekanstan sonrasını duyması imkansızdır. Allah bizleri dünya üzerinde yaşayabileceğimiz ve rahat edebileceğimiz şekilde yaratmıştır. Bu sebeple de sorgulamak yerine epifiz bezinizi harekete geçirerek bir takım ritüelleri hayatınızın bir parçası yaparak anlamaya çalışabilirsiniz. İlahi aşkın yolları da zaten bedenimizi yaşarken terkedebildiğimiz seviyede başlar. Tüm öğretiler bu başlık altında toplanır. İnsanoğlu ölmeden önce de ölümü deneyimleyebilir. Zaten bu aşamada evrenin sırrını çözmeye başlayıp Allah’a daha çok bağlanır. Buna nail olmak adına bazense bir ömür yetmeyebilir. Bu kişiye verilecek yetilerle sınırlı olduğu gibi kişisel çabamızın rolü de çok büyük önem taşır. Her türlü algı ve anlayış çabası kuantum düşünce gücü ile bir adım öteye taşınır. Gerçek ancak bu yöntemler neticesinde sizin aklınıza ulaşır ve mananın algılanması da kolaylaşır.

İnsanoğlunun En Büyük Düşmanı “Nefs” (Nefis)

Tüm bu anlatımlarımızın içinde sizi inançsız sorgulamalara iten şeytanın vesveseleri de her zaman olacaktır. Her an kendimiz ile mücadele halinde olduğumuzu zaten sizler de bilirsiniz. Bir takım rahmani hizmetlerin teşebbüsü içindeyken sizi bu yoldan alıkoyan da yine şeytani özelliklerden olan nefstir. Bu tutkuya sahip olan tüm canlıların helak olmak ihtimali vardır. Bu nedenle her türlü öğretiden nasiplenmede önce nefsinize sahip olmayı bilmelisiniz. Zaten en büyük günahlar her zaman bu uğurdan çıkar. Dünya zevklerinden bir nebze olsun elini eteğini çekmemiş kimselerin ne vücut temizliği olumlu sonuçlanır ne de kuantum düşünce gücü ile bir başarı elde edebilir.

Zaten dünyanın büyük güçleri de kişilerin bu gibi kendini geliştirme yönlerini törpülemek isterler. Beynimizi işlevsiz kılmak adına artık yediklerimiz bile organikliğini çoktan kaybetmiştir. Bir çok gıdanın beynimizi bu günlerde ne dozda uyardığı artık uyuşturucunun tüm yediklerimizde gizli olduğunu unutmayınız. Beynin zevk köşelerinin uyarılması neticesinde tekrar ve tekrar arzu eder. Bu kısır döngü ömür boyu bir girdaba dönüşebilir. Dünya zevklerinin sonu vardır. Sizler ebedi ve ilahi zevklerin sonsuz aşkların peşinde koşanlardan olursanız bahsettiğimiz sonsuzluğun ne demek olduğunu anlayabilirsiniz.

Bu büyük düşman ile savaşmanın en büyük yollarından birisi elbette ibadetlerimizi düzenli yapmaktır ve kişisel gelişim konusuna da zaman ayırmaktır. Bu tip yazılar sizlerin ruhsal gelişimine ve dünya dışı her türlü yaşam konusunda bilgi sahibi olmanıza yardımcı olacaktır. Bizleri takip edenlerin zaten bu minvaldeki gelişimi de kesin olur. Evrendeki her türlü yazılı ya da yazılı olmayan kanunların tümüne bir şekilde hakim olmak ve onlardan haberdar olmak bize göre dünyadaki en büyük nimettir. Bu konulara merak duyan binlerce insan olduğunu da biliyoruz.

  • Bahsettiğimiz tüm bu detayları gözardı etmeden okuduysanız ve aklınızda soru işaretleri oluştuysa ya da yardım almak istediğiniz bir takım konular belirdi ise Turan hocamıza günün her saati Whatsapp hattı ile ulaşıp sorular sorabilirsiniz. Piyasada büyüden başka bir şey konuşmayan ve bu işi çocuk oyuncağına dönüştürmüş, dünyadan bir haber yaşayan ve tek dertleri para kazanmak olan insanlardan uzak durunuz. İlmimizi ve bir ömür tükettiğimiz bu inancımızı ticari bir meta haline dönüştürmeye çalışanlara prim vermeyin, ruhunuzu temiz tutun, şer’den ve şeytanin her türlü müdahalesinden kendinizi koruyun. Allah yar ve yardımcınız olsun. Amin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir